Iran ABD’den Tamamen Yerli Uçaklarla Gelişiyor

Iran ABD’den Tamamen Yerli Uçaklarla Gelişiyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkileri her geçen gün gerilen İran, yerli savaş uçağı Kevser'in (Kowsar) seri üretimine başladıklarını duyurd

‘Diğerleri de Türkiye’ye katılmalı ve Çin Uygurlarını savunmalı’
Türkiye, Kaçak Bir Suçlu Ürdün Hükümetine Teslim Etti
24 Temmuz Basın Bayramı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkileri her geçen gün gerilen İran, yerli savaş uçağı Kevser’in (Kowsar) seri üretimine başladıklarını duyurdu.

Üretimin başlangıcı için düzenlenen ve devlet televizyonunda yayınlanan törende konuşan İran Savunma Bakanı Tuğgeneral Emir Hatemi, “Yakında bu uçaktan gerekli miktarda üretilerek Hava Kuvvetleri’nin kullanımına sunulacaktır.” açıklamasında bulundu.

Uçaklar yüzde 100 yerli mi?
İranlı yetkililer, Kevser savaş uçaklarının “yüzde 100 yerli yapım” olduğunu ve çeşitli silahlar taşıyabildiğini söylüyor. Uçaklar kısa menzilli destek operasyonları için kullanılacak.

Ancak bazı uzmanlar, Kevser’in 1960’larda ABD’de üretilen F-5 savaş uçaklarının birebir kopyası olduğunu savunuyor.

İran ordusunda bulunan uçak filosunun kısıtlı olduğu ve çoğunun Rusya tarafından üretilen uçaklardan veya 1979 İran Devrimi öncesi ABD’den alınan uçaklardan oluştuğu düşünülüyor.

ABD’nin 5 Kasım’da İran’a tekrardan uygulamaya başlayacağı yaptırımlar, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da gerdi. Ancak ekonomik yaptırımlardan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 8 ülkenin geçici olarak muaf tutulacağı bildirildi.

Ruhani’nin de katıldığı bir törenle İran ilk tümüyle yerli tasarımı ve yerli yapımı savaş uçağı olan Kevser’i tanıttı.

Kesinlikle yüzde 100 yerliymiş

Ruhani: Türkiye ve İran savunma sanayisinde iş birliği yapabilir

ABD Başkanı Donald Trump, nükleer anlaşmadan çekilip yaptırımları en ağır şekliyle geri döndürerek İran üzerindeki baskıyı doruğa çıkartırken Tahran, meydan okuyor.
İran’ın ilk tümüyle yerli tasarımı ve yerli yapımı savaş uçağı olan Kevser, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin de katıldığı bir törenle tanıtıldı.

Ulusal Savunma Sanayii Fuarı’nda gerçekleşen tanıtımda Ruhani’nin kokpitine de girdiği uçakla ilgili Tasnim haber ajansı, ”İleri havacılık teknolojileri ile donatılan, çok amaçlı bir radarı olan dördüncü nesil savaş uçağı” bilgisini paylaştı.

Ama işbirliği İran’da rejim değişikliği hedefliyor

Ortadoğu’da dengeler yeniden şekilleniyor ve bir dönemin kanlı-bıçaklı düşmanları yeni ittifaklar geliştiriyor.

Bu ittifakın adresi ise Suudi Arabistan ve İsrail. ABD tarafından yönetilen bu süreçte ortak düşman ise İran.

Yaptırımların da ortaya koyduğu gibi, İran rejimi yeniden izole edilip rejim değişimine kadar uzanabilecek bir proje öngörülüyor.

Bu konuyu gündemine alan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller, İran’a karşı kurulan İsrail-Suudi Arabistan stratejik ittifakının mimarının ABD olduğunu hatırlattıktan sonra, bu konuda İsrail ve S. Arabistanlı yetkililerin yaptığı 2015 tarihli bir anlaşmaya atıfta bulunuyor.

Güller, anlaşmanın yedi maddeden oluştuğunu, ilkinin İsrail ile Arap ülkeleri arasında bir barışın tesis edilmesi olduğunu, Mısır, İsrail ve S. Arabistan ortaklığı ile bir bölgesel üçgen oluşturulduğunu ifade ediyor.

Anlaşmanın bir diğer maddesinin ise, İran’da rejim değiştirme hedefi olduğunu ifade eden Güller, bu konuda şu satırları kaleme alıyor:

“ABD’nin 4 Kasım’da başlattığı İran’a yaptırımlar, doğrudan İran ekonomisini hedef alarak halkı Tahran yönetimine karşı kışkırtmayı ve nihai olarak rejimi yıkmayı amaçlıyor.

Kısa vadede İran bu yaptırımlardan etkilenecekse de Avrupalı müttefiklerini yanında göremeyen ve yalnızlaşan ABD, uzun vadede bu girişiminden sonuç alamayacak.”

Güller, ortak bir Arap ordusu oluşturulmasının da bu maddelerden biri olduğunu ve ‘Arap NATO’su olarak da nitelenen bu yapıya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Umman, Mısır ve Ürdün’ün dahil edileceğini ifade ediyor.

Bir diğer iddia ise, Türkiye sınırında bağımsız bir Kürt devletinin kurulacağı yönünde.

Güller, bu konuda şu satırları kaleme alıyor:

“ABD’nin nihai hedefi Basra’dan Doğu Akdeniz’e bir enerji koridoru kurmak. Irak’ta iki işgal neticesinde Barzanistan’ı ilan ederek koridorun ilk parçasını oluşturan ABD, bir süredir Suriye’nin kuzeyini de koridorun ikinci parçası olarak inşa etmeye çalışıyor.

Ancak Suriye, İran ve Rusya’nın da desteğiyle direndi. ABD şimdi bir taktik hamleyle en azından Fırat’ın doğusunu “alt koridor” olarak kurmak istiyor. AKP Hükümeti’ne Fırat’ın batısına karşılık Fırat’ın doğusunu kabul ettirmeyi istiyor.