Sağlık Bilgisi

Sağlık Bilgisi

Zayıflama sektörü hemen her türlü sağlıklı/sağlıksız yöntemin denendiği, ölümle de sonuçlanabilen uygulamaların yapıldığı bir sektör. Zararlı ilaçlar

Arama kurtarma şehitlerine veda!
Dolar 5 Lirayı Aştı
‘Cocu, Galatasaray derbisi öncesi kimden yardım almalı?’

Zayıflama sektörü hemen her türlü sağlıklı/sağlıksız yöntemin denendiği, ölümle de sonuçlanabilen uygulamaların yapıldığı bir sektör.

Zararlı ilaçlar, kürler, diyetler derken şimdi de ‘kaka nakli’ gündemde.

Bu konuda Evrensel’de bir yazı kaleme alan Zeki Gül, “Bok nakli’ başlıklı yazısında, 1950’li yılların ünlü sopranosu Maria Callas’ın zayıflamak için bağırsak paraziti olan tenya yumurtaları yuttuğu yönündeki iddiaları hatırlattı.

Gaita naklini ise, “Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı’ sözü yerli yerinde dursun; sülüğe, hacamata, feçes yani gaita nakline birileri bir hayli ilgili ve piyasalarını kurdular vesselam” sözleriyle anlatan Gül, bu konudaki yeni piyasayı şöyle tarif etti:

“Maria Callas’ın dışkıdan devşirme tenya yumurtası yutmasından içinizde iğrenenler olmuş olabilir. Aşırı kilosundan bir türlü kurtulamayanlar için her şeye rağmen bir umuda dönüşebilir mi? Belki de zaman içinde, nasıl ki kimi mikroplar gücü azaltılıp aşıya dönüştürüldüyse, gücü azaltılmış tenya barsak parazitlerinin zayıflatma amaçlı kullanıldığını göreceğiz. Bilimin kanıta dayalı önerileri ile gaitadan topladığı tenya parazitini geleneksel tedavi olarak pazarlama şarlatanlığı ihtimalini karıştırmamak gerekiyor.

Son dönem insan dışkısına, barsaklara, parazitlere ilginin gerek tıp camiasında gerekse halk nezdinde artması adına kışkırtılmış bir algı sürecinden bahsedebiliriz.”

“Şimdilerde yeni trend ne böbrek nakli, ne kalp nakli ne de yüz! Şimdilerde “dışkı nakli” pek revaçta. Can Yücel okurları bunu “bok nakli” olarak da okuyabilirler. Dışkı nakli; sağlıklı bir kişiden alınan gaitanın, çeşitli işlemlerden geçirilip, canlı mikropların alıcının sindirim sistemine yerleştirilmesi işleminden başka bir şey değil” diye yazan Gül, dışkı naklinin tarihçesinin MS 4. yüzyıla kadar gittiğini kaydetti.

Bu meselenin geçmişine dairse, Gül şu hatırlatmada bulundu:

“Besin zehirlenmeleri ve ciddi ishal hastalarında o yıllarda sağlıklı insan dışkısından hazırlanan ve adına “sarı çorba” bildiğiniz dışkı içirilirmiş Çin’de. Buradan esinle şimdinin “Bit pazarına nur yağdırma” meraklıları modern tıbbın gölgesinde “dışkı nakli” için pek hevesliler. Nitekim geçen ay ülkemizdeki bu alandaki ilk kongre geçen ay yapıldı: “Gaita Nakli ve Mikrobiyata Kongresi”.

Malum her organ naklinde bir alıcı bir de verici vardır. Gaita naklinde de böyle. Yakında ana akım medya “gereğinde size gaita nakli yapılması gerekirse kimin dışkısını istersiniz” derse bir seçim atmosferinde, sakın şaşırmayın derim. Cevabı hissedenler kendine saklasın: Ne olur, ne olmaz! Şimdiden söylemesi: Ben demedim, onlar dedi.”